Onlar da bize benziyor. Ya da belki daha doğrusu biz onlara benziyoruz. Peki siz hayvan olsaydınız hangi hayvana benzer, hangisinin özelliklerini taşırdınız?
Özgüven, hem kişinin kendine ilişkin düşüncelerini ve bunların yol açtığı duyguları, hem de bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan davranışları içerir diyebiliriz. Özgüven kişiye enerji verir, güç verir, aksilikleri soğukkanlılıkla karşılayabilme yeteneği verir. Sosyal açıdan da kişiyi geliştirir.
Kendine güvenen kişi olumsuz denilebilecek kuruntulara, endişelere kolayca düşmez, yoktan yere korkular edinmez. Zorlukların üstesinden gelebileceğini bilir. Haliyle hayata attığı adımlar daha sesli gelir. Buyurun, testimiz de sizin için. Ya siz, kendinize güvenenlerden misiniz?
Kendine güvenen kişi olumsuz denilebilecek kuruntulara, endişelere kolayca düşmez, yoktan yere korkular edinmez. Zorlukların üstesinden gelebileceğini bilir. Haliyle hayata attığı adımlar daha sesli gelir. Buyurun, testimiz de sizin için. Ya siz, kendinize güvenenlerden misiniz?
Bir noktadan sonra herkes delirir... Bir parça deli olmakta anormal bir durum yok bile diyebiliriz.
Peki sizin durumunuz ne?
Peki sizin durumunuz ne?
Ortak mekanlarda yaşamak, insanların olduğu kadar, kedilerin de bile isteye karar kıldığı bir tercih. Onlar için ‘evcilleşme gönüllüsü’ dense yeridir. Dolayısıyla ‘barış içinde bir arada yaşama’ projesinin hayata geçirilebilmesi, öteki hayvanlara nazaran daha kolay, daha mümkün.
Projeyi sırf bir arada yaşama denemesi olarak almayacaksak, yani buna, mutlu bir şekilde yaşamak gibi bir hedef ilave edeceksek, işler biraz değişiyor. Kedinizin tavır ve davranışlarını doğru yorumlayamamışsanız, onun kendi lisanınca iletmeye çalıştığı mesajlara kulağınız kapalıysa, proje, tarafların birbirine işkencesi haline de gelebilir. Farkına bile varmazsınız...
Kediniz mutluysa nasıl davranır, değilse nasıl?... Neler bir kediyi mutlu kılar, neler keyfini kaçırır? Kedi dilinden tercüme edilmiş sorularla bu konulardaki bilginizi ölçüyoruz. Soruları cevaplandırırken kopya çekmek yok. Hele hele bir kediden yardım almak, hiç yok. Kolay gelsin...
Projeyi sırf bir arada yaşama denemesi olarak almayacaksak, yani buna, mutlu bir şekilde yaşamak gibi bir hedef ilave edeceksek, işler biraz değişiyor. Kedinizin tavır ve davranışlarını doğru yorumlayamamışsanız, onun kendi lisanınca iletmeye çalıştığı mesajlara kulağınız kapalıysa, proje, tarafların birbirine işkencesi haline de gelebilir. Farkına bile varmazsınız...
Kediniz mutluysa nasıl davranır, değilse nasıl?... Neler bir kediyi mutlu kılar, neler keyfini kaçırır? Kedi dilinden tercüme edilmiş sorularla bu konulardaki bilginizi ölçüyoruz. Soruları cevaplandırırken kopya çekmek yok. Hele hele bir kediden yardım almak, hiç yok. Kolay gelsin...
Bir köpeği mutlu etmenin yolu, onun ihtiyaçlarını mümkün olabildiğince karşılamaktan geçer. Neye, ne kadar ihtiyacı olduğu sorusu ise mutlaka yaşına, cinsine ve karakter özelliklerine bakılarak tayin edilebiliyor. Yine de hiç bir ırk ve tür ayırt etmeksizin bütün köpekler için ortak bir mutluluk reçetesi yazmak mümkün. Sevgi, onun varlığına saygı ve haklarını tanımak. Bu da, onun dilini öğrenmek için ne kadar zahmete girdiğinize epeyce bağlı bir husus. Mutsuz olduğu her halinden anlaşılan bir köpeğin tek eksiği, onu sevmeye hazır dostlarının azlığı olmayabilir. Onu ne kadar anladığınız, bazen ne kadar sevdiğinizden bile önemli. Aşağıdaki soruları köpekler hazırlamadı ama siz kendinizi köpek jürisi önünde sınava giriyormuş gibi hissedin ve cevaplarınızı ona göre düşünün. Bakalım jüri size ne puan verecek...
Dergileri karıştırırken, günün birinde bu dergilerden birinde sizinle ilgili bir haberin ya da fotoğrafınızın yer alabileceğini düşler misiniz? Bir derginin kapağında yer alacak olsaydınız, o dergi hangisi olurdu, hiç düşündüz mü?
Bu test yalnızca roman ya da hikaye gibi edebi alanlarda yazmak isteyenleri ilgilendiriyor. Sonunda da ne tür hikayeleri anlatırken kendinizi daha rahat hissedeceğiniz ve eksikliklerinizi nasıl giderebileceğinize ilişkin öneriler bulunuyor.
Aslında konuşabilen herkes yazabilir de. Ama bazıları konuştuklarından daha iyi yazarlar, çünkü yazmaya harcayacak enerjileri, daha doğrusu yazma eyleminin kendisine karşı bir tutkuları vardır. Bu test yeteneklerinizi değil, yazma isteğinizin boyutunu ölçüyor. Her isteyen yazar olamaz demeyin, insan isteyince ne olmuyor ki?
Dikkat Eksikliği, genellikle hiperaktivite ile birlikte var olan, ama bağımsız olarak da görülebilen, çocuklukta başlayıp hayatımız boyunca bizi rahatsız edebilecek bir psikolojik rahatsızlık. Bu sorunun çocuklarda erken teşhis edilmesi, hem okuldaki başarılarının garanti altına alınmasını hem de ileride dikkat eksikliği nedeniyle yaşayabilecekleri sorunların ortadan kaldırılmasını sağlayabilir. Bu testi çözerek çocuğunuzda dikkat eksikliği bozukluğu olup olmadığı konusunda bir fikir edinebilirsiniz…
Not: Bu test Klinik Psikolog Yasemin Ozan ve Çocuk Psikiyatristi Serdar Alparslan tarafından hazırlanmıştır. Çocukla direkt temas edilmeksizin yapılan her çıkarsama tahmin düzeyinde kalacaktır. Buradan elde edeceğiniz sonuçları mutlaka bir uzmanla görüşmeniz tavsiye olunur.
Not: Bu test Klinik Psikolog Yasemin Ozan ve Çocuk Psikiyatristi Serdar Alparslan tarafından hazırlanmıştır. Çocukla direkt temas edilmeksizin yapılan her çıkarsama tahmin düzeyinde kalacaktır. Buradan elde edeceğiniz sonuçları mutlaka bir uzmanla görüşmeniz tavsiye olunur.
Kimi kelimelerin, fotoğrafların, görüntülerin, tek anlık bir bakışın çağrıştırdıkları kişisel tarihlerimizden geleceklerimize taşıdığımız halet-i ruhiyeler konusunda da ip uçları verir. O ip uçlarını iyi değerlendirerek geçmişlerimizde neyin bizi nasıl etkilediğini ortaya çıkarıp bugünümüze ve geleceğimize yön vermek konusunda kendimizi biraz daha donanımlı hale getirmemiz mümkün. Bu test de sizi çağrışımsal bir öykünün içine çekip orada ne tür kararlar verip, tercihler yaptığınızdan yola çıkarak kişiliğinizin bir yönü hakkında ip uçları verecek. Şimdi sizi ormanda küçük bir gezintiye çıkartıyoruz... Not: Bu test Uzman Psikolog Mutlu Hacıosman tarafından hazırlanmıştır.





