Aslına bakarsanız her iki kelimenin de kökeninde “özgürlük” bulunuyor. Ama aralarındaki ilişki son yıllarda epeyce karmaşık bir hal almış durumda. İlki eskisi yenisi, bütün formlarıyla ve ziyadesiyle meydanda… İkincisinin durumu ise biraz tuhaf. Duruma göre ilkinin tamamlayıcısı da olabiliyor, karşıtı da… Dünyaya ne oldu da bu iki kardeş kelime birbirine düşman oldu diye sormayın. Cevabını bilseydik, bu testi hazırlamak yerine devrim yapardık… Gelelim sadede: “Liberalizm” son zamanlarda daha çok ekonomik özgürlükleri önceleyen siyaset biçimleri tarafından işgal edilirken, liberterizm ise yaşamın geriye kalan bütün alanlarındaki özgürlük fikrinin vazgeçilmezliğine vurgu yapıyor. İkisinin birbirlerine olan husumetleri ise “parayla saadet olur mu” şeklinde ifade edilebilecek o kadim soruya verdikleri farklı cevaplardan kaynaklanıyor. Liberaller ekonomik özgürlüklerin kimi zaman yaşama özgürlüğü başta olmak üzere tüm özgürlükleri bertaraf edebileceği tehlikesini görmezden gelirken, liberterler medeniyeti finansal bağımlılıktan kurtarmanın yollarını arıyorlar. Dolayısıyla liberal misiniz, liberter mi sorusu “Özgürlüğün değerini nasıl ölçersiniz?” şeklinde de formüle edilir. Nasıl ama, son zamanlarda en çok çalıştığınız dersi bulup çıkarmayı gene becermedik mi?
Hürmüz, Farsça’da Jüpiter demek. Jüpiter ise erkek bir gezegen gibi duruyor. Antik Roma mitolojisinde Zeus’un karşılığı... Öte yandan Zerdüştlük’te iyiliğin timsali. Aynı zamanda dünyanın on katı büyüklüğündeki cüssesiyle o kayarken dilek tuttuğumuz yıldızların bize gün aşırı cehennem yaşatmamasını sağlayan fedakâr gezegen. Bir de bunun yedi kocalısı var ki, bu Hürmüz’ü diğerinden daha iyi tanıyoruz. Kadınlarımızın içinde, erkeklerimizin bazen tatlı rüyalarında, bazen kara kâbuslarında karşılaşıyoruz kendisiyle. Bilen bilir, Hürmüz olmak zor zanaat… Zira erkek denilen kendini bilmezleri idare etmek hiç kolay değil. Gene de binlerce yıllık tecrübe sonucunda her kadının kendine göre kullanmakta uzmanlaştığı çeşitli araçları var. Kimisi açık, kimisi kapalı tehditler ve vaatlerle işleyen bu araçlar, iflah olmaz, yola gelmezmiş gibi görünen milyonlarca erkeği sevgili, koca ve baba yapmayı başardılar bugüne kadar. İnsanla birlikte o araçlar da evrimleşti. Erkekler bu araçların kimisine karşı bağışıklık kazandı. Ama mücadele sona ermiş değil. Bu test Hürmüzlük mesleğinin hangi alanında uzmanlaştığınızı anlamanızı sağlayacak. Hürmüz aşkına test başına diyor, içinizdeki Hürmüz’e saadetler diliyoruz…
Hürmüz’ün hikâyesinden asıl bir şeyler öğrenmesi gerekenler erkekler. Ruhlarındaki horoza kış deyip, Hürmüz’ün zekâsının işleme biçimine azıcık konsantre olabilirlerse, nerede hata yaptıklarını rahatlıkla anlayabilirler. Evvela kadın zekâsını ve kurnazlık kapasitesini küçümsememeyi, ayrıca ava gidenin eninde sonunda avlanacağını akılda tutmaları gerektiğini bilecekler mesela. Çapkınlığın her yiğidin harcı olmadığını, bir kadın çapkınlık yapmaya karar verdiğinde horozun eşi tavuk gibi değil, daha çok bir dişi kartal gibi avına keskin gözleri ve yumuşacık pençeleriyle atlayacağını da görecekler. Görecekler de ne olacak? Akıllarında tutabilecekler mi? Hemen bir tüyo: Kadınlar hafızası kuvvetli, kendisinin ve kadınının farkında erkekleri gönüllerine, geriye kalanları eğlencelerine misafir ediyorlar. Buyurun teste de görün bakalım siz Hürmüz’ün hangi kocası olabilirdiniz? Umudumuz yok ama belki şeklinizi şemailinizi öğrenince kendinize bir çeki düzen de verirsiniz?
Cinsellik içinde sevgililik kadar; karşılıklı geçmişleri, gelecek düşlerini, bugüne dair beklentileri de barındırır. Karmaşık bir şeydir yani. O yüzden kimimizi korkutur, kimimiz için vazgeçilmezdir. Bir yandan da fiziksel bir zorunluluktur. Güzeldir, eğlencelidir, derinliklidir... Amacımız cinselliğin sayılmakla bitmez nimetlerini devşirirken nasıl bir kişiliğe büründüğünüzü keşfetmek… Uyarması bizden, testimiz tahrik edici olabilir...
Şartlar uygun olsaydı belki sizin de peşinizde bir magazin muhabiri ordusu dolaşacaktı. Belki tek eksiğiniz, sizdeki özelliklerin daha dar bir çevrede farkedilmiş olmasıdır. Eğer öyle olmasaydı, yani, bir Tarkan'ın, bir İbrahim Tatlıses'in veya bir Okan Bayülgen'in elde ettiği fırsat kadar, kendinizi gösterebilme fırsatı bulsaydınız, bugün hangi ünlüyü yerinden etmiş olacaktınız? Karakter özelliklerinizle hangi ünlüyü andırıyorsunuz? Bunu öğrenmek istemez miydiniz? Aşağıdaki soruları cevaplandırarak bize kişiliğinizle ilgili ipuçlarını verin, size hangi ünlüye benzediğinizi söyleyelim.
Seçim yarışı da amma kızıştı değil mi? Diyelim ki her şey rast gitti, öyle gerekti ve önümüzdeki seçimlerde aday gösterildiniz. Çıktınız meydanlara, nutuklar söyleyip yeri göğü inlettiniz. Omuzlarda taşındınız, kahraman muamelesi gördünüz. Seçmen kıymetinizi ne kadar bilecek? Sonuçlar size bir koltuk sağlayacak mı? Yoksa aday olduğunuza pişman mı olacaksınız? Bizi dinleyin, bu testi çözmeden siyasete atılmayın... Testimiz bilimsel değil, ironiktir...
Futbol bir takım oyunu. Her oyuncunun ise takımda üstlendiği bir görevi var. Kimi defansta kimi atakta. Kimi oyunu kuruyor kimi kalede beklemede... Peki siz nerdesiniz? Sahaya inseniz hangi mevkide olurdunuz?
Evvela geçmiş olsun, hatta başınız sağ olsun diyelim. Testi çözmeye niyetlendiğinize göre bitmiş bir ilişkiden arta kalanların otopsisini yapmak niyetindesiniz. Bu tabii ki beyhude bir çaba değil. İlişkinin dinamiklerini mantıklı bir şekilde açıklamak yas sürecini kısaltmanın en etkili yollarından biridir . Hem yeni denizlere açılırken öncekilerden edinilen tecrübe kadar değerli bir pusula olamaz.
Şimdi yapmanız gereken tek şey kendinize karşı dürüst olmak. Zira ancak bu şekilde yaşadıklarınızdan bir şey öğrenebilirsiniz. Soruları cevaplarken alabildiğine duygusal davranın, biraz canınız yanabilir ama sonunda karşılaşacağınız açıklama yüreğinizi soğutacaktır. Amacımız sizi teselli etmek değil. Ayrılık halinin gerekçelerini kendinize açıklamanıza bir nebze yardımcı olabilirsek ne ala...
Şimdi yapmanız gereken tek şey kendinize karşı dürüst olmak. Zira ancak bu şekilde yaşadıklarınızdan bir şey öğrenebilirsiniz. Soruları cevaplarken alabildiğine duygusal davranın, biraz canınız yanabilir ama sonunda karşılaşacağınız açıklama yüreğinizi soğutacaktır. Amacımız sizi teselli etmek değil. Ayrılık halinin gerekçelerini kendinize açıklamanıza bir nebze yardımcı olabilirsek ne ala...
Ego sahibi olmamak hiç iyi bir şey değil. Ama dozu kaçmış bencillik de bünyeye zarar. İki ucu kirli tüm hallerde olduğu gibi, egosuzlukla bencillik arasında da bir orta yol tutturmakta fayda var. Lakin ego denilen şey öyle bir hadise ki, orta yolundaki minicik sapmalar bile dengeleri alt üst ediyor. Öte yandan büyümeye eğilimli bir egoyu kontrol altına almanın da bin bir türlü yolu var. İşe önce onun ihtiyaç ve eğilimlerini tespit etmekten başlamak gerekiyor. Soruları cevaplarken iyi düşünün. Ben’iniz gündelik hayatta düşüncelerinizin neresinde? İyi bir insan olmaya çalışmayın, kendinizi kötü biri olduğunuza ikna etmeye de uğraşmayın. Ben’inizin gözlerinin ta içine, olabilecek en tarafsız cevapları vermeniz yeterli… Ne yapacağınıza karar vermek sonraki iş...
BKM Mutfak, son zamanlarda hızla hayatımıza girdi. Kahkahalarımızın nadir sebeplerinden biri oldu. Peki ya siz Mutfak'ta olsaydınız? Pazar günlerinin neşesi Mutfak'ın genç ve yetenekli oyuncularından hangisi olurdunuz?



