Hürmüz, Farsça’da Jüpiter demek. Jüpiter ise erkek bir gezegen gibi duruyor. Antik Roma mitolojisinde Zeus’un karşılığı... Öte yandan Zerdüştlük’te iyiliğin timsali. Aynı zamanda dünyanın on katı büyüklüğündeki cüssesiyle o kayarken dilek tuttuğumuz yıldızların bize gün aşırı cehennem yaşatmamasını sağlayan fedakâr gezegen. Bir de bunun yedi kocalısı var ki, bu Hürmüz’ü diğerinden daha iyi tanıyoruz. Kadınlarımızın içinde, erkeklerimizin bazen tatlı rüyalarında, bazen kara kâbuslarında karşılaşıyoruz kendisiyle. Bilen bilir, Hürmüz olmak zor zanaat… Zira erkek denilen kendini bilmezleri idare etmek hiç kolay değil. Gene de binlerce yıllık tecrübe sonucunda her kadının kendine göre kullanmakta uzmanlaştığı çeşitli araçları var. Kimisi açık, kimisi kapalı tehditler ve vaatlerle işleyen bu araçlar, iflah olmaz, yola gelmezmiş gibi görünen milyonlarca erkeği sevgili, koca ve baba yapmayı başardılar bugüne kadar. İnsanla birlikte o araçlar da evrimleşti. Erkekler bu araçların kimisine karşı bağışıklık kazandı. Ama mücadele sona ermiş değil. Bu test Hürmüzlük mesleğinin hangi alanında uzmanlaştığınızı anlamanızı sağlayacak. Hürmüz aşkına test başına diyor, içinizdeki Hürmüz’e saadetler diliyoruz…
Hürmüz’ün hikâyesinden asıl bir şeyler öğrenmesi gerekenler erkekler. Ruhlarındaki horoza kış deyip, Hürmüz’ün zekâsının işleme biçimine azıcık konsantre olabilirlerse, nerede hata yaptıklarını rahatlıkla anlayabilirler. Evvela kadın zekâsını ve kurnazlık kapasitesini küçümsememeyi, ayrıca ava gidenin eninde sonunda avlanacağını akılda tutmaları gerektiğini bilecekler mesela. Çapkınlığın her yiğidin harcı olmadığını, bir kadın çapkınlık yapmaya karar verdiğinde horozun eşi tavuk gibi değil, daha çok bir dişi kartal gibi avına keskin gözleri ve yumuşacık pençeleriyle atlayacağını da görecekler. Görecekler de ne olacak? Akıllarında tutabilecekler mi? Hemen bir tüyo: Kadınlar hafızası kuvvetli, kendisinin ve kadınının farkında erkekleri gönüllerine, geriye kalanları eğlencelerine misafir ediyorlar. Buyurun teste de görün bakalım siz Hürmüz’ün hangi kocası olabilirdiniz? Umudumuz yok ama belki şeklinizi şemailinizi öğrenince kendinize bir çeki düzen de verirsiniz?
Aslına bakarsanız her iki kelimenin de kökeninde “özgürlük” bulunuyor. Ama aralarındaki ilişki son yıllarda epeyce karmaşık bir hal almış durumda. İlki eskisi yenisi, bütün formlarıyla ve ziyadesiyle meydanda… İkincisinin durumu ise biraz tuhaf. Duruma göre ilkinin tamamlayıcısı da olabiliyor, karşıtı da… Dünyaya ne oldu da bu iki kardeş kelime birbirine düşman oldu diye sormayın. Cevabını bilseydik, bu testi hazırlamak yerine devrim yapardık… Gelelim sadede: “Liberalizm” son zamanlarda daha çok ekonomik özgürlükleri önceleyen siyaset biçimleri tarafından işgal edilirken, liberterizm ise yaşamın geriye kalan bütün alanlarındaki özgürlük fikrinin vazgeçilmezliğine vurgu yapıyor. İkisinin birbirlerine olan husumetleri ise “parayla saadet olur mu” şeklinde ifade edilebilecek o kadim soruya verdikleri farklı cevaplardan kaynaklanıyor. Liberaller ekonomik özgürlüklerin kimi zaman yaşama özgürlüğü başta olmak üzere tüm özgürlükleri bertaraf edebileceği tehlikesini görmezden gelirken, liberterler medeniyeti finansal bağımlılıktan kurtarmanın yollarını arıyorlar. Dolayısıyla liberal misiniz, liberter mi sorusu “Özgürlüğün değerini nasıl ölçersiniz?” şeklinde de formüle edilir. Nasıl ama, son zamanlarda en çok çalıştığınız dersi bulup çıkarmayı gene becermedik mi?



