Çocuklar büyüklerden daha cesur oldukları için büyücülere, cadılara, çift başlı ejderhalara rağmen gözü kapalı ve hatta seve seve girerler masalların içine. Her şeyin bambaşka bir düzlemde yaşandığı, olağanüstü olayların olağan sayıldığı o diyarlarda, hayal gücü mantıktan çok daha kıdemlidir.
Neyse, sözü uzatmayalım. Güzel yerlerdir çocukken aşındırdığımız o yollar… Şimdi yeniden o sularda dolanmaya başlasak, eski bir masalı yaşamayı hak etsek, yolumuz nerelerden geçerdi? Bu yetişkin halimizle hangi masal kahramanın suretine bürünürdük acaba?
İçinizde hangi masal kahramanını barındırdığınızı merak ediyorsanız, testimize buyurun…
Neyse, sözü uzatmayalım. Güzel yerlerdir çocukken aşındırdığımız o yollar… Şimdi yeniden o sularda dolanmaya başlasak, eski bir masalı yaşamayı hak etsek, yolumuz nerelerden geçerdi? Bu yetişkin halimizle hangi masal kahramanın suretine bürünürdük acaba?
İçinizde hangi masal kahramanını barındırdığınızı merak ediyorsanız, testimize buyurun…
Herkesin bir hikayesi vardır şu hayatta. Yeryüzü, acı, tatlı, heyecanlı, gerilimli, romantik, komik hikayelerle dolup taşan; aynı anda milyarlarca filmin gösterildiği kocaman bir sinema salonu gibidir. Öyledir.
Hayatınız film olsaydı ortaya nasıl bir şey çıkardı hiç düşündünüz mü? Testimizi çözün ve milyonların beğeniyle izlediği filmlerden hangisinin / hangilerinin hayatınızın filmi olduğunu görün...
Hayatınız film olsaydı ortaya nasıl bir şey çıkardı hiç düşündünüz mü? Testimizi çözün ve milyonların beğeniyle izlediği filmlerden hangisinin / hangilerinin hayatınızın filmi olduğunu görün...
Cinsellik meselesi hepimizin şöyle böyle bildiği, ilgilendiği, bazılarının da suyunu çıkardığı bir konu. Biz toplum olarak öyle cemiyet içinde bu konuları fazla konuşmayı sevmeyiz. Ama yine toplum olarak, bir gazetenin köşesinde, bir sitenin ortasında, televizon kanalında cinsel bir mevzu varsa onu alakasız bırakmaz, ilgimizle rating şampiyonu yaparız. İnsan işte böyle böyle cinsellik konusunda da bir şeyler öğreniyor ya da unutuyor. Sonuçta bildiklerimiz, bilmediklerimiz, hayallerimiz bizi cinsellik aleminin bir yerine getirip bırakıyor. Orası neresi, biz kimiz? İşte, şimdilik, bütün mesele bu.
Bazı sorular bayağı bir ayıptır ama testte utanma olmaz, çekinmeyin.
Bazı sorular bayağı bir ayıptır ama testte utanma olmaz, çekinmeyin.
Nicedir içinizde uyuklayan sanat ateşi harlandı. Bir hışımla fışkırıp ortalığı alevlere vermek ister. İster istemesine de neyle? Size lazım olan ne? Hokkasına banılmış bir divit mi, renk damlatan bir palet mi? Yoksa dokunsanız biçimlenecek bir çamur mu? Belki de bir video kameradır sizin hislerinize daha iyi tercüman. Nerden anlayacağız? Seçim yapmadan önce beş dakikanızı ayırıp testi çözmeye ne dersiniz? Bakalım içinizdeki sanatçı dile gelip ne diyecek.
Diğerlerinden esirgediğimiz futbol topunu, bayramlarda gönlünce harcaması için çocuğun cebine koyduğumuz harçlık gibi ikram ederiz onlara.
Bir forvet oyuncusu, hem takımın geri kalanına, hem yedek kulübesine hem de tribündeki taraftarlara kendisine açılacak kredi kaşılığında vaatte bulunan adamdır. Kocaman bir serveti sonuçsuz bir girişime kurban edebileceği gibi, benzer bir meblağı tekrar talep etmesi için yüzsüz olması da gerekmez. İş ki, bize vaatte bulunmaktan vazgeçmemiş olsun. Neye karşılık? Bir çığın çığlığından farksız o tek hecelik kelime için: “Goooooooool.”
Peki onların yerinde olsanız, beklentileri hangi vaatlerle yanıtlardınız. Ümik Karan’ınki gibi öldürücü ve tek hamlelik vuruşlar mı, Hakan Şükür’ünki gibi savunmaların üstünden toplanan hücum ribaundlarıyla mı? Yoksa başkalarından esirgenmiş bütün fırsatların Holosko veya Nobre gibi forvetlere gözü kapalı teslim edilmesinden mi yanasınız? Belki de Alex, Delgado veya Tümer Metin?... Siz, takımın neye ihtiyacı olduğunu söyleyin biz elimizdeki çeşitleri gösterelim. Test aşağıda.
Bir forvet oyuncusu, hem takımın geri kalanına, hem yedek kulübesine hem de tribündeki taraftarlara kendisine açılacak kredi kaşılığında vaatte bulunan adamdır. Kocaman bir serveti sonuçsuz bir girişime kurban edebileceği gibi, benzer bir meblağı tekrar talep etmesi için yüzsüz olması da gerekmez. İş ki, bize vaatte bulunmaktan vazgeçmemiş olsun. Neye karşılık? Bir çığın çığlığından farksız o tek hecelik kelime için: “Goooooooool.”
Peki onların yerinde olsanız, beklentileri hangi vaatlerle yanıtlardınız. Ümik Karan’ınki gibi öldürücü ve tek hamlelik vuruşlar mı, Hakan Şükür’ünki gibi savunmaların üstünden toplanan hücum ribaundlarıyla mı? Yoksa başkalarından esirgenmiş bütün fırsatların Holosko veya Nobre gibi forvetlere gözü kapalı teslim edilmesinden mi yanasınız? Belki de Alex, Delgado veya Tümer Metin?... Siz, takımın neye ihtiyacı olduğunu söyleyin biz elimizdeki çeşitleri gösterelim. Test aşağıda.
Demokrasi biraz muza benzer. Damağınızda kalan tat, hangi niyetle yediğinize göre değişir. İnsanların tercihlerinin politikaları belirleyenler ve uygulayanlar katında ağırlığıyla orantılı şekilde temsil edilmesi, demokrasi tanımlarında ortak ekseni oluşturuyor. Ama bu ağırlıkların doğru tartılabilmesi, yurttaşların yönetime katılmasını sağlayacak kanalların iyi işletilmesi, sonu gelmez tartışmaların konusu olmaktan bir türlü kurtarılamıyor.
Nasıl kurtarılsın? En demokrat kabul edilenlerin, sistemin demokratik yollardan işletilmesine en küçük müdahaleyi keskin biçimde reddedenlerin bile nötr kalamadıkları uç noktalar hiç bir dönemde eksik değil. Peki sizin sabrınız nereye kadar?
Sonuna kadar demokratım diyenlerden misiniz, imkansızla makul arasında bir seçim yapılmasından yana olanlardan mı? Soruları cevaplandırın, ‘demokrasimetre’deki tahammül noktanızı işaretleyin.
Nasıl kurtarılsın? En demokrat kabul edilenlerin, sistemin demokratik yollardan işletilmesine en küçük müdahaleyi keskin biçimde reddedenlerin bile nötr kalamadıkları uç noktalar hiç bir dönemde eksik değil. Peki sizin sabrınız nereye kadar?
Sonuna kadar demokratım diyenlerden misiniz, imkansızla makul arasında bir seçim yapılmasından yana olanlardan mı? Soruları cevaplandırın, ‘demokrasimetre’deki tahammül noktanızı işaretleyin.
“Para, para, para! Varlığı bir dert yokluğu yara!” demişler. Peki sizin paraya bakış açınız nasıl? Para sizin hayatınızı sürdürmeniz için bir ihtiyaç mı yoksa aranızda aşktan öte bir bağ mı var? Bonkör müsünüz yoksa cimri misiniz? Yoklayın bakalım ceplerinizi bir akrep var mı, kararsız kaldıysanız buyrun testimizi çözün. Endişelenmeyin, hizmetimiz ücretsiz!
İstediğiniz bir şey yerine getirilmediğinde nasıl tepki veriyorsunuz? Sorun çıkarmayı sevmeyen, anlayışlı, hoşgörülü biri misiniz yoksa kaprislerinizle çevrenizdekilere “illallah” mı dedirtiyorsunuz?
Şayet eğri oturup doğru konuşmayı göze aldıysanız, ne kadar kaprisli biri olduğunuzu öğrenmek için testimize buyurun.
Şayet eğri oturup doğru konuşmayı göze aldıysanız, ne kadar kaprisli biri olduğunuzu öğrenmek için testimize buyurun.
Kimisinin sinirleri lime lime olmuştur, pişmaniye gibidir. Kimisinin ise paslanmaz çelik! Ne kadar sinirli biri olduğumuz, olaylara verdiğimiz tepkileri, insanlarla kurduğumuz ilişkileri doğrudan etkiler.
Mesela siz, sinirli misiniz? Demek değilsiniz. Emin misiniz? Bir de ısrarcısınız yani! Hadi canım! İnsanı çileden çıkarmayın…
Mesela siz, sinirli misiniz? Demek değilsiniz. Emin misiniz? Bir de ısrarcısınız yani! Hadi canım! İnsanı çileden çıkarmayın…
Yemek yemek pek çok insan için ihtiyaçtan öte bir keyif. Güzel hazırlanmış bir masaya, lezzetli yemeklere kim kolay kolay hayır diyebilir ki... Bu keyfi yaşarken herkesin bir damak tadı olduğunu, herkes için farklı seçenekler olduğunu unutmamak gerek tabii ki.
Peki dünya mutfaklarından hangisi sizin damak tadınıza uygun öğrenmek ister misiniz? Buyrun bakalım, Fransa’dan İtalya’ya, Çin’den Meksika’ya bir lezzet yolculuğuna çıkalım...
Peki dünya mutfaklarından hangisi sizin damak tadınıza uygun öğrenmek ister misiniz? Buyrun bakalım, Fransa’dan İtalya’ya, Çin’den Meksika’ya bir lezzet yolculuğuna çıkalım...



