Patronunuzla aranız nasıl?
Takdir edersiniz ki, bu satırların yazarının da bir patronu var. (ki allah ona zeval vermesin :) o yüzden, aşağıdaki ileri geri konuşmaları, lütfen testi çözdükten sonra imha edin ve hiç hatırlamayın. Karşılığında ben de, testi çözenler hakkında bilgi edinmek isteyen herkesi tersleyerek reddedeyim. Anlaştık mı? Sahada olan, sahada kalsın.
Patron, hayatı avlanmak olarak anlayan biri. Bir avcı... Aslında herkes gibi. Sofrasına pahalı bir şarap, bir karides, bir havyar koyabildiğinde örneğin, takdir edilesi bir partiden dönüyormuş gibi hissediyor. Sizin sofranızdakiler de bir av partisinin hasılatı kuşkusuz. Ve yine kuşkusuz, onu siz avlamadınız. Size, başka bir şey karşılığında verildi. Avlanırken harcayacağınız vakit ve enerji karşılığında. Bu vakit ve enerji karşılığında patron, avladıklarından bir kısmını size veriyor. Bazen bu bir kısım içinde, havyar bile olabiliyor. Ben tanıyorum öylelerini. İnan olsun ki? Avcıları bilir misiniz? Kendilerini doğa aşığı olarak tanımlarlar. Vurdukları en başta olmak üzere, hayvanları herkeslerden daha çok sevdiklerini söylerler. Öyle söylerler ki, inanmamazlık edemezsiniz. Çünkü avcı kalabilmeleri, av hayvanlarının varlıklarını sürdürmesine bağlı. Av için öldürmesi, öldürmesi için avın bekasını sağlaması gerekiyor. Ne çelişkisi, paradoks, paradoks! Herkesin patronu için, herkese bu kısa ve faideli bilgiyi zikrettikten sonra, daha daha neler biliyorsunuz patronunuz hakkında ona bakalım. Biz sorularımızı aşağıda sorduk. Şimdi söyleyin bakalım; patronunuzla aranız nasıl? Nasıl patronunuzla aranız; söyleyin. |
|
| Etiketleri |













